"Çocuğun Üstün Yararı İçin Etik Yayıncılık"
MediaCH Akademi
Analiz/Dosya

Süleymanpaşa’da Çocukların Oyun Alanlarına Erişimi Mahalleden Mahalleye Değişiyor

Süleymanpaşa’da belediyenin park verileri ile çocuk nüfusunun karşılaştırılması, mahalleler arasında dikkat çekici farklar olduğunu ortaya koydu. Uzmanlar, güvenli ve erişilebilir oyun alanlarının çocukların temel hakkı olduğunu vurguluyor.
Muhabir: Serap Cömertoğlu İşcan Eylül 30, 2026 9 Dakika

MediaCH – Süleymanpaşa’da bitişik nizam yapılaşmanın hâkim olduğu eski yerleşim dokusuna sahip mahallelerde dar sokaklar, yoğun yapılaşma ve sınırlı açık alanlar çocukların oyun imkânlarını da kısıtlıyor. Mevcut parklar mahallelerde yaşayan çocuk nüfusunun ihtiyacını karşılamakta yetersiz kalırken, artan trafik ve yapı yoğunluğu çocukların sokakta oyun oynayabileceği alanları da giderek daraltıyor.

TÜİK’in 2025 yılı verilerine göre 0-14 yaş grubunda 35 bin 655 çocuğun yaşadığı Süleymanpaşa’da, şehir merkezindeki 20 mahallenin çocuk nüfusu ile Süleymanpaşa Belediyesi’nin 2026 Güncel Park Listesi’ndeki kayıtlı park/alanları karşılaştırıldığında fark daha belirgin hâle geliyor. Özellikle Zafer, Çınarlı, Ortacami ve Yavuz mahallelerinde çocuk başına düşen kayıtlı park/alan 0,96 ile 2,82 metrekare arasında değişiyor.

ESKİ MAHALLELERDE ÇOCUK BAŞINA ALAN DÜŞÜK

Mevcut verilere göre, 961 çocuğun yaşadığı Yavuz Mahallesi’nde 3 parkta toplam 925 metrekare kayıtlı alan bulunurken, bu rakam çocuk başına 0,96 metrekareye karşılık geliyor. Zafer Mahallesi’nde ise bin 627 çocuğa karşılık 3 parkta toplam 3 bin 463 metrekare kayıtlı alan bulunurken, çocuk başına düşen alan 2,13 metrekare olarak hesaplanıyor. Ortacami’de 2 bin 431 çocuk için 4 parkta toplam 5 bin 536 metrekare kayıtlı alanda çocuk başına 2,28 metrekare düşüyor.

AYNI KENTTE 0,96 METREKARE DE VAR, 51,72 METREKARE DE

Aydoğdu Mahallesi ise bin 928 çocuğa karşılık Süleymanpaşa Belediyesi’nin Güncel Park Listesi’nde herhangi bir park/alan kaydı bulunmayan mahallelerden biri olarak dikkat çekiyor. Bu durum, mahallede fiilen park bulunmadığı anlamına gelmemekle birlikte, mevcut veriler üzerinden çocuk başına düşen alan hesabı yapılmasını da mümkün kılmıyor.

Öte yandan kayıtlı park/alan büyüklüğü ve çocuk nüfusu üzerinden yapılan hesaplamalarda tablo, bazı mahallelerde tamamen tersine dönüyor.

Örneğin, 268 çocuğun yaşadığı Ertuğrul Mahallesi’nde 10 parkta toplam 13 bin 860 metrekare kayıtlı park/alan bulunuyor. 0-14 yaş nüfusu üzerinden yapılan hesaplamada çocuk başına yaklaşık 51,72 metrekare kayıtlı alan düşüyor. Bu değer, parkların tamamının çocuk oyun alanı olduğu anlamına gelmiyor.

(Tabloda yer alan çocuk başına metrekare değerleri, Süleymanpaşa Belediyesi’nin 2026 Güncel Park Listesi’nde mahalle bazında yer alan toplam kayıtlı park/alan büyüklüğünün TÜİK’in 2025 yılı 0-14 yaş nüfusuna bölünmesiyle hesaplanmıştır. Bu değerler, kayıtlı alanların tamamının yalnızca çocuk oyun alanlarından oluştuğu anlamına gelmemektedir.)

PARKIN VARLIĞI TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL

Ancak çocukların oyun alanlarına erişimini yalnızca park sayısı ve çocuk başına düşen metrekare üzerinden değerlendirmek yeterli değil. Parkların konumu, niteliği, oyun gruplarının kapasitesi ve farklı yaş gruplarına uygunluğu ile bakım durumu da çocukların bu alanlardan ne ölçüde yararlanabildiğini belirliyor. Çocukların evlerinden parklara güvenli ve kesintisiz biçimde ulaşabilmesi için kaldırımların, yaya bağlantılarının, girişlerin ve zeminlerin de erişilebilir olması gerekiyor. İlçede yer yer bozuk ve düzensiz kaldırımlar, yaya güzergâhlarındaki kot farklılıkları ve geçişi güçleştiren fiziki koşullar ise bu erişimin önündeki sorunlar arasında gösteriliyor.

Oyun gruplarının niteliği de ebeveynlerin dikkat çektiği sorunlar arasında. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğunda bulunan sahildeki parkta yer alan metal kaydırağın güneşli günlerde aşırı ısındığını ve temas edilemeyecek hâle geldiğini belirten ebeveynler, çocukların bu nedenle kaydırağı kullanamadığını aktarıyor. Ebeveynler, oyun gruplarında mevsim ve hava koşullarının da dikkate alınmasını ve çocukların güvenli kullanımına uygun malzemelerin tercih edilmesini istiyor.

Park alanları konusunda ailelerin mağduriyet yaşadığını dile getiren Ortacami Mahallesi sakinleri, park ihtiyacını karşılamak için çoğunlukla sahile gittiklerini, Valilik bahçesinde ya da meydanda çocuklarını bisiklete bindirdiklerini belirtiyor. Mahalledeki dört park içerisinde olduğu belirtilen ve geniş bir alana sahip Tekirdağ Belediye Başkanı Erol Erdoğan Spor Tesisleri’ni çoğu kişinin bilmediğini aktaran Elif T., söz konusu alanın da çevre yoluna yakın ve mahallenin dışında kaldığını, çocukların evlerine yakın, güvenli oyun oynayacakları alanların yeterli olmadığını dile getiriyor.

Öte yandan mahalle sakinleri, çocuklarını düzenli olarak parka götürme imkânı bulamayan ailelerin çocuklarının dar ara sokaklarda, park halindeki araçların arasında oyun oynamaya çalıştığını vurguluyor. Özellikle top oynamak isteyen çocukların hem alanların darlığı hem de araç sahipleriyle sorunlar yaşadığı ifade ediliyor.

ÖZBAY: “KİŞİ BAŞINA YAKLAŞIK 10 METREKARE YEŞİL ALAN OLMALI”

Parkların sayısı ve büyüklüğünün yanı sıra kent içinde nerede ve nasıl planlandığının da önem taşıdığına dikkat çeken Şehir ve Bölge Plancısı İbrahim Özbay, açık ve yeşil alanların nüfusla birlikte ele alınması gerektiğini vurguluyor.

Planlama açısından kişi başına yaklaşık 10 metrekarelik yeşil alan olması gerektiğini dile getiren Özbay, özellikle eski yerleşimlerde bitişik nizam yapılaşma, dar sokaklar ve geçmişte yapılan usulsüz ya da plansız yapılaşmalar nedeniyle açık alanların az olduğunu dile getirdi.

“Planlama bozulmadan, imar mevzuatına uygun çalışmalar yürütülmeli” diyen Özbay, sosyal etkinlik alanlarına yürüyerek veya bisikletle ulaşımın sağlanması, otoparkların da bu alanlarla ilişkili şekilde planlanması gerektiğini belirtti. Özbay, yeni yaşam alanlarındaki park ve yeşil alanların çevre mahallelerden de erişilebilir olmasının önemli olduğuna değindi.

“OYUN BİR LÜKS DEĞİL, ÇOCUĞUN TEMEL HAKKIDIR”

Çocukların gelişiminde oyunun önemine işaret eden Klinik Psikolog Mısra Nur Nişancı ise yalnızca oyun alanlarının varlığının yeterli olmadığını dile getirdi.

Söz konusu alanların güvenli ve kapsayıcı olması, farklı yaş gruplarına uygun ve her çocuğun erişebileceği şekilde planlanması, çocukların evlerinden parklara güvenli biçimde ulaşabilmesi, akranlarıyla bir araya gelebilmesi ve serbestçe oyun oynayabilmesi gerektiğini anlatan Nişancı, serbest oyunun çocukların karar verme, risk değerlendirme, yaratıcılık ve bağımsız hareket etme becerilerinin gelişmesine katkı sağladığını aktardı.

Mahalleler arasındaki sosyo-ekonomik ve fiziksel farklılıkların çocukların oyun imkânlarına erişimini de etkilediğini ifade eden Nişancı, “Bazı çocuklar park ve yeşil alanlara kolaylıkla ulaşabilirken, bazıları trafik yoğunluğu, güvenlik kaygıları, yetersiz altyapı ve yeşil alan eksikliği nedeniyle dışarıda oyun oynama fırsatından mahrum kalabiliyor. Bu yalnızca fiziksel aktiviteyi değil, çocukların sosyal ilişkilerini, psikolojik iyi oluşlarını ve yaşadıkları yere ilişkin aidiyet duygularını da etkileyebiliyor” şeklinde konuştu.

“Oyun bir lüks değil, çocuğun temel hakkıdır” diyen Nişancı, şunları paylaştı: “Oyun çocukların ruh sağlığını destekleyen koruyucu bir unsurdur. Oyun hakkı yalnızca boş zaman etkinliği değil, çocukların sağlıklı gelişim, psikolojik dayanıklılık ve toplumsal yaşama katılım haklarının temel bileşenlerinden biridir. Çocukların güvenle oynayabildiği mahalleler, yalnızca çocuklar için değil, tüm toplum için daha sağlıklı ve yaşanabilir yaşam alanları oluşturur.”

ÇOCUKLARIN KENT YAŞAMINDAKİ HAKLARI SADECE PARKLARLA SINIRLI DEĞİL

Şehirlerin planlanmasında çocuğun üstün yararının gözetilmesi gerektiğini belirten Tekirdağ Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Kamil Can Yavaş ise çocukların kent yaşamındaki haklarının yalnızca oyun alanları ve parklarla sınırlı değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Türkiye’nin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin kamu kurumları ve yerel yönetimlere çocuk haklarının korunması konusunda sorumluluk yüklediğini hatırlatan Yavaş, Sözleşme’de yer alan çocuğun üstün yararı, yaşam ve gelişme hakkı ile yeterli yaşam standardına sahip olma hakkına dikkat çekti.

Bu hakların hayata geçirilebilmesi için kentlerin çocukların ihtiyaçları gözetilerek planlanması gerektiğini belirten Yavaş, bu noktada yerel yönetimlere önemli görevler düştüğünü kaydetti.

ÇOCUK DOSTU KENTLERDE ÇOCUKLAR DA KARAR SÜRECİNİN PARÇASI

UNICEF’in “Çocuk Dostu Şehir” yaklaşımına da işaret eden Yavaş, çocukların yalnızca kentte sunulan hizmetlerden yararlanan bireyler olarak değil, yaşadıkları kente ilişkin karar süreçlerinin bir parçası olarak görülmesi gerektiğini söyledi.

Yaklaşım kapsamında çocukların yaşadıkları kentle ilgili kararlarda söz sahibi olabilmesi, sokaklarda güvenle yürüyebilmesi, arkadaşlarıyla oyun oynayabilmesi, yeşil alanlara, eğitim, sağlık, kültürel ve sosyal hizmetlere erişebilmesi ve kentte sunulan imkânlardan herhangi bir ayrımcılığa uğramadan yararlanabilmesi çocuk dostu kentin temel unsurları arasında yer alıyor.

SORUN YALNIZCA ESKİ YERLEŞİMLERLE SINIRLI DEĞİL

Süleymanpaşa’yı bu kriterler açısından değerlendiren Yavaş, özellikle ilçenin eski yerleşim alanlarında çocukların güvenli oyun ve sosyalleşme alanlarına erişiminin kısıtlandığını belirtti.

Artan araç trafiği ve güvenlik kaygılarının çocukların sokakları oyun ve sosyalleşme alanı olarak kullanmasını da güçleştirdiğini söyleyen Yavaş, benzer sorunların yalnızca eski yerleşim bölgeleriyle sınırlı olmadığını ifade etti.

Yeni yerleşim alanlarında da yeşil alanların, ağaçlandırılmış kaldırımların ve çocukların kullanabileceği kamusal alanların yeterli olmadığını dile getiren Yavaş, şunları kaydetti: “Tekirdağ Büyükşehir Belediye Binası’nın da bulunduğu yeni yerleşim alanı diyebileceğimiz Atatürk Mahallesi adeta betona bürünmüş bir vaziyette. Ne sitelerde yeşil alanlar bulunuyor ne de yeni yapılan kaldırımlar ağaçlandırılıyor ne de yeterli park inşa ediliyor. Bu durum Tekirdağ’ın özellikle Süleymanpaşa ilçesinin Çocuk Dostu Şehir standartları açısından sınıfta kaldığını gösteriyor.”

PARK AÇIĞINA KARŞILIK OKUL BAHÇELERİ TARTIŞMASI

Mahallelerdeki park açığı tartışılırken, okul bahçeleri de önemli bir potansiyel alan olarak öne çıkıyor. Ancak eğitim saatleri dışında okul bahçelerinin çocukların kullanımına açılması konusunda güvenlik ve sorumluluk tartışmaları yaşanıyor. Park ihtiyacının yoğun olduğu eski yerleşim bölgelerindeki mahalle sakinleri, okul bahçelerinde güvenlik, yasaklı madde kullanımı ya da uygunsuz davranışların ortaya çıkması ve oyun alanlarındaki donatıların zarar görmesi gibi gerekçeler nedeniyle bazı okul bahçelerinin eğitim saatleri dışında kapalı tutulduğunu aktarıyor. Bu durum, okul bahçelerinin çocuklar için güvenli ve kontrollü kamusal alanlara dönüştürülmesine yönelik ayrı bir düzenleme ihtiyacını da gündeme getiriyor.

Park ve açık alanların sınırlı olduğu mahallelerde mevcut alanların nasıl değerlendirilebileceği tartışılırken, Süleymanpaşa Belediyesi de ilçede yeni park ve açık alan oluşturulmasına yönelik çalışmaların sürdüğünü kaydetti.

ESKİ YERLEŞİM YERLERİNDE AÇIK ALAN ÜRETMEK ZOR

Eski yerleşim bölgelerinde açık alan üretmenin güç olduğuna dikkat çeken Süleymanpaşa Belediyesi, çocuklar için yeni park ve açık alan projeleri hazırlandığını belirtti.

Çınarlı, Barbaros ve Çiftlikönü mahallelerinde park çalışmalarının devam ettiği bildirilirken, Karadeniz, Ortacami ve Hürriyet mahallelerinde ise planlamaların yapıldığı aktarıldı.

Ayrıca Bahçelievler Mahallesi’nde park alanı, Değirmenaltı Spor Tesisi, Atatürk Mahallesi Atatepe, Banarlı Spor Tesisi, Karacakılavuz ve Ferhadanlı’da sosyal tesis çalışmalarının olduğunu vurgulayan Süleymanpaşa Belediyesi, söz konusu projelerde çocuk oyun alanlarının yanı sıra spor alanları, spor sahaları, yürüyüş yolları ve peyzaj düzenlemeleri planlandığını kaydetti.

Öte yandan belediyenin verdiği bilgilere göre ilçede engelli çocukların kullanımına uygun oyun gruplarının bulunduğu üç park yer alıyor. Bunlardan ikisi Hürriyet, biri ise Çınarlı Mahallesi’nde bulunuyor.

Tekirdağ Büyükşehir Belediyesi ise sorumluluğundaki çocuk oyun alanlarının güncel sayısı, mahallelere göre dağılımı, devam eden ve planlanan projelere ilişkin soruları yanıtsız bırakırken, çocuklara yönelik sosyal hizmetleri aktardı.

Belediye, Çerkezköy Kadın Danışma Merkezi, Kapaklı Sosyal Yaşam Merkezi ve Oyuncak Kütüphanesi’nde çocukların gelişimini destekleyen etkinlikler düzenlendiğini, Tek Çocuk Yuvası Gündüz Bakımevleri hizmet modeli kapsamında ise okul öncesi çocuklara eğitim hizmetleri sunulduğunu bildirdi. Çocuk ve aile etkileşimini güçlendirmeye yönelik etkinliklerin yanı sıra Yerel Yönetimlerde Çocuk Hakları Paneli ve Çalıştayı’nın da gerçekleştirildiğini aktaran Büyükşehir Belediyesi, çocuk dostu kent anlayışı doğrultusunda çocukların üstün yararı, fırsat eşitliği, erişilebilirlik, kapsayıcılık ve katılım ilkelerinin gözetildiğini kaydetti.

Kentte çocuklara yönelik çalışmaların sürdüğü aktarılırken, park ve açık alanların sınırlı olduğu mahallelerde çocukların güvenli oyun alanlarına erişiminin nasıl artırılabileceği, mevcut sokakların ve kamusal alanların çocukların kullanımına nasıl açılabileceği sorusu öne çıkıyor. Farklı kentlerde uygulanan “çocuk sokağı” projeleri, bu alanların çocuklar için yeniden düzenlenmesine yönelik örnekler arasında yer alıyor.

ÇOCUK SOKAĞI ÖRNEKLERİ

Çocukların güvenli oyun alanlarına erişimi konusunda farklı kentlerde uygulanan projelerin Süleymanpaşa için de örnek oluşturabileceğini belirten Tekirdağ Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Üyesi Avukat Kamil Can Yavaş, Lüleburgaz’da UNICEF iş birliğiyle gerçekleştirilen “Çocuk Sokağı” uygulamasına dikkat çekti. Proje kapsamında bir sokağın çocukların kullanımına ayrıldığını, etkinlik alanları oluşturulduğunu ve çocuk haklarına ilişkin bilgilendirici çalışmalar yapıldığını aktaran Yavaş, Bursa’nın Nilüfer ilçesinde okul çevrelerinin araç trafiğinden arındırılarak çocukların güvenle oyun oynayabileceği ve sosyalleşebileceği alanlara dönüştürüldüğünü söyledi. İnegöl’de ise mahalle aralarında çocukların güvenle kullanabileceği alanların oluşturulduğunu belirtti.

Benzer uygulamaların Tekirdağ’da da değerlendirilebileceğini ifade eden Yavaş, şunları paylaştı: “Yalnızca yeni oyun alanları oluşturmak bir kenti çocuk dostu hâline getirmez. Şehirle ilgili politikalar oluşturulurken, çocukların da doğrudan katılabileceği, söz sahibi olduğu, yaşadıkları alanların kendilerinin de görüşleri alınarak tasarlandığı mekanizmaların kurulması ve bu mekanizmaların dikkate alındığı bütüncül bir süreç işletilmesi gerekir. Bir yerden başlanmak isteniyorsa güvenli oyun alanları ve çocuk sokakları gibi uygulamalar bu yönde iyi bir başlangıç olabilir.”

Süleymanpaşa’daki mevcut veriler, aynı ilçede yaşayan çocukların park ve açık alanlara erişim olanaklarının mahallelerine göre önemli ölçüde değiştiğini ortaya koyuyor. Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluğundaki alanlara ilişkin mahalle bazlı güncel verilerin bulunmaması ise ilçenin tamamını kapsayan karşılaştırmayı şimdilik mümkün kılmıyor.