"Çocuğun Üstün Yararı İçin Etik Yayıncılık"
MediaCH Akademi
Analiz/Dosya

Fındık Bahçelerinde Çocuk Emeğinin Görünmeyen Zinciri

Bahçe sahibi dayıbaşıyla, dayıbaşı ekip başıyla, ekip başı ise işçilerle süreci yürütüyor. Fındık hasadındaki saha görüşmeleri, çocukların çalışma alanlarına gelişinde ekonomik koşulların, bakım olanaklarının ve tarım aracılığı sisteminin iç içe geçtiğini gösteriyor.
Muhabir: Burak Altınok Ekim 31, 2026 8 Dakika

MediaCH – Ordu, Giresun ve Samsun gibi fındık üretiminin yoğun olduğu illerde hasat mevsimi, her yıl binlerce mevsimlik tarım işçisinin göçüne sahne oluyor. Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Avrupa Çikolata, Bisküvi ve Şekerleme Sanayileri Birliği (CAOBISCO), Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğiyle 2013 yılından bu yana mevsimlik fındık tarımında çocukların çalıştırılmasını önlemeye yönelik ortak projeler yürütüyor.

ILO, Türkiye’de mevsimlik fındık tarımında çocukların çalıştırılmasını “çocuk işçiliğinin en kötü biçimleri” ile mücadele kapsamında ele alıyor. Çocukların sağlık ve güvenliğini tehlikeye atan işlerde 18 yaşın altında çalıştırılması uluslararası standartlarla sınırlandırılıyor. Ancak fındık bahçelerindeki tablo, çocuk emeği sömürüsünü önlemeye yönelik düzenlemelerin sahada karşılık bulmakta zorlandığını gösteriyor.

ILO ve UNICEF’in yayımladığı en güncel küresel tahminlere göre, 2024 yılında dünya genelinde yaklaşık 138 milyon çocuk, eğitimini, gelişimini ya da sağlığını olumsuz etkileyen işlerde çalıştırıldı. Bunların 54 milyonu sağlık ve güvenlik açısından tehlikeli işlerde yer aldı. Çocuk emeği sömürüsünün en yoğun görüldüğü alan ise yüzde 61 ile tarım oldu.

Toprağından Kopan Üretici, Mevsimlik İşçiye Dönüşüyor

Güneydoğu Anadolu’dan Karadeniz’e göç eden işçilerden bazıları ikamet ettikleri illerde tarımsal üretim yapan toprak sahiplerinden oluşuyor. Şanlıurfa’da 300 dönümlük arazilerinde pamuk, buğday ve mısır eken bir ailenin ferdi olan ve aynı zamanda fındık hasadında kendi grubunun “ekip başı” olarak görev yapan A.A., artan maliyetler nedeniyle Karadeniz’e mevsimlik işçi olarak geldiklerini belirtiyor. A.A., “Kendi bahçelerimizden çıkan mahsulden kazandığımız para, o mahsulü almak için kullandığımız ilaç, gübre gibi masrafları bile karşılamıyor. İşçiliğimiz de elden gidiyor, para etmiyor” dedi.

Para kazanma umuduyla Karadeniz’e gelen işçi gruplarının içinde çocukların da yer almasına dair sahadan yansıyan temel gerekçe, memleketteki bakım imkânsızlığı. Ekip başı A.A., çocukların tarlaya getirilme sebebini “Ben Urfalıyım. Urfa’da çocuklara bakacak kimseyi bulamıyoruz. Kim bakacak bizim çocuklarımıza? İnsanlar da bakacak kimse bulamadığı için ailecek geliyorlar” dedi.

Mevsimlik tarımda ücretler artarken ailelerin geçim baskısı da devam ediyor. Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) 5 Mart 2026’da yayımladığı 2025 yılı verilerine göre, mevsimlik tarım işçilerinin ortalama günlük ücreti bir önceki yıla göre yüzde 37,8 artarak 1.299 liraya yükseldi.

Çadır ve Ev İkilemi

Kalkınma Atölyesi’nin 2012 yılında yayımladığı “Fındık Hasadında Çalışan Çocuklar İçin Model Eylem Planı” raporuna göre çocukların en büyük problemlerinden biri barınma koşulları oluyor. Rapordaki saha verileri, işçilerin konakladığı çadırlarda yaklaşık 8,5 kişinin bir arada kaldığını ortaya koyuyor.

Kendi ekibinin konaklamasını çadır yerine çamaşır makinesi gibi imkânların bulunduğu evlerde organize eden A.A., çadırlarda kalan akrabalarına ve tanıdıklarına da aynı tavsiyede bulunduğunu ancak daha fazla yevmiye alma isteği nedeniyle reddedildiğini anlatıyor. A.A., yağmur ve çamur altındaki çadır alanlarında kalan grupları ve aradaki gelir farkını şu sözlerle eleştiriyor:

“Onlara da diyorum, gelin evlere. Daha fazla para kazanmak için çadırlarda kalıyorlar. Evde kalınca çamaşırını yıkıyorsun, yemeğini yapıyorsun. Diyorum yani, çadırda kalacağınıza 200-300 az olsun ne olacak? Yani buradan 45-47 bin alacağına, 42-43 bin al yeter. Ama kabul etmiyorlar. Çadırda kalınca o çocuğa yazık. Çocuk bir hastalansa ne olacak? O kazanacağın para vallahi yetmez ki onu düzelteceğim diye…”

Bahçe Sahipleri Ne Söylüyor?

İşçiler, sabah 07:00’den akşam 18:00’e kadar süren 11 saatlik mesai döngüsünde yalnızca bir buçuk saat mola vererek çalışıyor. Kalkınma Atölyesi’nin gözlemlerine göre; Karadeniz’in eğimli arazilerinde fındık toplarken, fındık dallarının esnetilmesi veya sık fındık ocakları arasından geçilmesi nedeniyle zaman zaman fiziksel yaralanmalara ve çiziklere maruz kalıyor.

Bu zorlu çalışma koşullarının organizasyonunu “çavuş” (dayıbaşı) olarak adlandırılan aracılar yürütüyor. İşçiler olarak bahçe sahiplerini tanımadıkları için sürecin bütünüyle dayıbaşları tarafından yönetildiğini belirten ekip başı A.A., “Çavuşlar bizi arar, ‘Bana işçi getir; eviniz, her şeyiniz hazır, sana da çift yevmiye’ derler. Ben de bir ekip toplar, buraya gelirim. Mesela buradaki herkes benim akrabam, 3’ü de kendi çocuklarım” dedi. Sistemin görünmeyen yüzüne de değinen A.A., çavuşun ev ve fatura masraflarını işçilerin yevmiyesinden belirli bir kesinti yaptığını da ekledi.

Bu taşeronluk ağının işveren tarafındaki işleyişini ise 17 yıllık fındık üreticisi E.B. şu sözlerle anlatıyor: “Biz bahçe sahipleri olarak dayıbaşlarını ararız. O gün gelene kadar biz işçilerin yaşlarını, nereden geldiklerini bilmeyiz. Tüm alışverişimiz kendisiyle olur. Dolayısıyla ekipte çocuk var mı, hiç bilmeyiz.”

Bahçe sahibinin tarlada çalıştırılan çocuklarla karşılaştığı anlardaki geçici “çözümünü” ise E.B. şöyle özetliyor:

“İşe başlayacağımız gün ekip geldi ve içlerinde çocuk var. Kimse ekip gitsin diyemez çünkü tarlaya kadar geldikleri için parayı istiyorlar. Şunu yapıyoruz; ertesi gün gelme diyoruz ve yeni bir ekiple çalışıyoruz. Ama temel problem, bir gün sonra gelecek ekipte de çocuk olabiliyor.”

ILO’nun 25 Mart 2026’da yayımladığı ve 2025 yılı saha çalışmalarını kapsayan yıllık bülten de aracılar ile bahçe sahiplerinin bu sistemdeki rolüne dikkat çekiyor. ILO’nun Ferrero desteğiyle yürüttüğü ayrı proje kapsamında 2025 fındık hasadı döneminde 117 tarım aracısı ve 64 bahçe sahibine, çocukların mevsimlik tarımda çalıştırılmasının oluşturduğu riskler, ilgili mevzuat, iş sağlığı ve güvenliği ile farklı tarafların sorumlulukları konusunda danışmanlık verildi. Aynı çalışma kapsamında 31 köy muhtarı da bilgilendirildi.

11 Saatlik Mesainin Bedensel Faturası

Mevsimlik tarımda çocukların bahçelerden uzak tutulmasına ve eğitim faaliyetlerine yönlendirilmesine yönelik çalışmalar sürüyor. ILO’nun farklı kamu ve özel sektör ortaklarıyla yürüttüğü projeler kapsamında METİP alanlarında ve sosyal destek merkezlerinde çocuklara eğitim, ulaşım, beslenme, sosyal ve kültürel faaliyetler sağlanıyor.

Ancak sahada tarlaya girmek zorunda kalan çocuklar için tablo oldukça ağır. Kalkınma Atölyesi’nin 2012 yılında yayımlanan araştırmasındaki sağlık verilerine göre, fındık hasadına katılan çocukların yüzde 65’i sık soğuk algınlığı, yüzde 71’i baş ağrısı, yüzde 64’ü baş dönmesi ve yüzde 52’si bel ağrısı sorunu yaşarken; yüzde 14’ünün hayatı boyunca hiç aşı olmadığı görülüyor.

Bu göstergeler 2012 tarihli çalışmaya dayanıyor. Fındık hasadında çalışan çocukların aynı sağlık göstergelerini güncelleyen karşılaştırılabilir yeni bir saha verisi bulunmamakla birlikte, ILO’nun 2025 yılına ilişkin verileri çocukların mevsimlik tarım alanlarında bulunmaya devam ettiğini ortaya koyuyor.

ILO’nun Mart 2026’da yayımladığı yıllık bültene göre 2025 yılında proje kapsamında 1.544 çocuk tespit edildi. Bu çocuklardan 1.500’ü eğitim faaliyetlerine yönlendirildi, 1.500’ü beslenme desteğinden, 1.311’i ulaşım hizmetlerinden yararlandı. Bin 390 çocuğa giysi, 1.422 çocuğa eğitim ve kırtasiye seti sağlanırken 1.078 çocuk sosyal, kültürel, sportif ve sanatsal faaliyetlere katıldı. Hasat döneminin ardından 217 çocuğun takibi sürdürülerek ilgili kurumlara ve beceri geliştirme kurslarına yönlendirme yapıldı. Proje kapsamında ayrıca 377 aileye danışmanlık desteği verildi.

Söz konusu çalışma Ordu, Samsun, Sakarya, Düzce, Zonguldak, Trabzon ile mevsimlik tarım göçünün kaynak illeri arasında yer alan Şanlıurfa, Adıyaman ve Diyarbakır’ı kapsıyor. ILO’nun bültenine göre 2025 hasat döneminde Ordu, Samsun, Sakarya, Zonguldak ve Düzce’de saha izleme çalışmaları gerçekleştirildi.

Resmî Kurumlar Çözüm İçin Ne Yapıyor?

Mevsimlik tarım işçileri konulu 2024/5 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi 27 Nisan 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı. Genelge, mevsimlik işçiler için geçici yerleşim alanlarını, eğitim hizmetlerini ve sağlık bilgilendirmelerini düzenliyor. Metinde ayrıca sosyal güvenlik il müdürlükleri ile aile ve sosyal hizmetler il müdürlüklerinin katılımıyla oluşturulan çocuk işçiliği ile mücadele birimlerine de yer veriliyor. Genelge kapsamında eylem planlarını valilikler hazırlıyor.

Milli Eğitim Bakanlığı, genelgenin ardından 6 Ağustos 2024’te mevsimlik tarım işçileri ve göçer ailelerin çocuklarının eğitime erişimine ilişkin 2024/52 sayılı genelgeyi yayımladı. Genelgede, mevsimlik göç nedeniyle çocukların eğitim faaliyetlerinden tam olarak yararlanamadığı veya eğitimlerinin olumsuz etkilendiği belirtilerek kamu kurumlarına ulaşım, barınma, eğitim, sağlık ve diğer alanlarda destek sağlama görevi verildi.

Bakanlık daha sonra çocukların eğitim durumlarının izlenebilmesi amacıyla e-Okul sistemi içinde “Mevsimlik Tarım İşçisi ve Göçer Çocuklarının Eğitimi Okul Tespit ve Takip Modülü”nü hayata geçirdi. Sistemle eğitim dışında kalma riski bulunan çocukların izlenmesi, nakil ve devam süreçlerinin takip edilmesi hedefleniyor. MEB’in söz konusu uygulamaya ilişkin sayfası Haziran 2026’da da güncellenerek uygulamanın sürdüğü belirtildi.

MEB ayrıca okul öncesi, ilkokul ve ortaokul düzeyinde öğrenme kayıplarının giderilmesi için telafi çalışmaları öngörüyor. Bakanlığın Haziran 2026’da güncellediği bilgilere göre bu çalışmalar, mevsimlik tarım işçisi ailelerin çocuklarının kesintisiz ve nitelikli eğitime erişiminin sağlanması amacıyla yürütülüyor.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, ILO’nun teknik desteğiyle yürüttüğü “Mevsimlik Tarımda Çocuk İşçiliğinin Önlenmesi Projesi” kapsamında genelgenin tanıtımı için bölgesel çalıştaylar düzenledi. Bunlardan biri 16 Ekim 2024’te Ordu’da yapıldı.

ILO ise Avrupa Çikolata, Bisküvi ve Şekerleme Sanayileri Birliği (CAOBISCO) ile 2013’ten bu yana Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş birliğiyle ortak bir proje yürütüyor. Bu ortaklığın mevcut aşamasının 31 Aralık 2026’da sona ermesi planlanıyor. ILO’nun güncel proje kayıtlarında çalışma halen aktif olarak görünüyor.

Projenin mevcut aşaması sona yaklaşırken ILO, 19-20 Ağustos 2026’da Ordu ve Giresun’da merkezi ve yerel kamu kurumları, işçi ve işveren örgütleri, CAOBISCO ve fındık sektöründeki şirketleri bir araya getirdi. Görüşmelerde 13 yıldır sürdürülen çalışmaların 2026 sonrasında nasıl devam ettirileceği ele alındı. Taraflar; çocukların tespit edilmesi, ilgili hizmetlere yönlendirilmesi ve izlenmesi, kurumlar arası koordinasyon ile toplumsal farkındalık çalışmalarının geleceğini değerlendirdi.

ILO’nun açıklamasına göre toplantılarda uygulamaların kamu kurumlarının mevcut yapılarına dahil edilmesi, geliştirilerek sürdürülmesi veya hedeflerine ulaşan çalışmaların mevcut sistemlere devredilmesi gibi seçenekler değerlendirildi.

Aradan geçen yıllarda mevzuat, takip sistemleri, eğitim programları ve saha projeleri geliştirilirken fındık bahçelerindeki görüşmeler, çocukların hâlâ çalışma alanlarına gelebildiğini gösteriyor. Tarım aracılarının belirleyici rolü, bahçe sahiplerinin çalıştırılacak kişilerin yaşlarını çoğu zaman ekip bahçeye gelene kadar bilmemesi, ailelerin ekonomik koşulları ve çocukları bırakabilecekleri güvenli bakım imkânlarına erişememesi, çocuk emeği sömürüsünün yalnızca tek bir tarafın kararıyla açıklanamayacak bir yapı içinde sürdüğünü ortaya koyuyor.