İran’da faaliyet gösteren dijital bir evlilik uygulamasında çocukların “eş adayı” olarak listelendiğinin ortaya çıkması, çocuk yaşta evliliklerin çevrim içi platformlar aracılığıyla nasıl kolaylaştırılabildiğine ilişkin kaygıları yeniden gündeme getirdi.
İran’daki İnsan Hakları Aktivistleri Topluluğu’nun (HRA) yayımladığı araştırmada, 18 yaşından küçük kız çocuklarına ait çok sayıda profilin uygulamada yer aldığı belirlendi. Araştırmanın ardından HRA’nın da aralarında bulunduğu 24 kuruluş, Google ve Meta’ya başvurarak uygulamaya karşı önlem alınmasını istedi.
Kuruluşlar, çocukların evlilik amacıyla dijital bir sistemde profillendirilmesinin ve yetişkin kullanıcıların karşısına “eş adayı” olarak çıkarılmasının çocuk hakları açısından kabul edilemez olduğuna dikkat çekti.
ÇOCUKLAR DİJİTAL ORTAMDA “EŞ ADAYI” OLARAK SUNULUYOR
HRA’nın araştırmasına göre uygulamada 13-17 yaş grubundaki kız çocuklarına ait profiller bulunuyor.
Bu profillerde çocukların yaş, yaşadıkları bölge, eğitim durumu ve fiziksel özellikleri gibi bilgilerin yer alabildiği belirtiliyor.
Ancak sorun yalnızca bu bilgilerin ne kadar güvenli saklandığı ya da kimlerin erişimine açık olduğu değil. Çocukların evlilik amacıyla bir eşleştirme sistemine dahil edilmesi ve yetişkinlerin değerlendirmesine sunulması başlı başına bir çocuk hakları sorunu oluşturuyor.
Çocuklara ait bilgilerin açık biçimde erişilebilir olması ise bu duruma ek olarak mahremiyet ihlali, istenmeyen iletişim ve istismar risklerini artırıyor.
ÇOCUKLAR YAKINLARI TARAFINDAN DA SİSTEME EKLENEBİLİYOR
Araştırmada, kullanıcıların yakınları adına profil oluşturabilmesine de dikkat çekiliyor.
Bu durum, çocukların kendi iradeleri dışında aile üyeleri ya da başka yetişkinler tarafından sisteme dahil edilebilmesi ihtimalini ortaya çıkarıyor.
HRA ayrıca uygulamanın geçmişte 18 yaşından küçük kişilerin yaptığı evlilikleri tanıtım amacıyla kullandığı örnekler tespit etti.
Çocuk yaşta evliliklerin “başarı” ya da olumlu bir sonuç olarak sunulması, bu evliliklerin çocukların yaşamı üzerindeki eğitim, sağlık, güvenlik ve gelişimle ilgili sonuçlarını görünmez hale getirebiliyor.
SORUN DAHA ÖNCE DE GÜNDEME GELDİ
Çocukların dijital evlilik ve eşleştirme sistemlerinde yer aldığına ilişkin bulgular yeni değil.
Dijital haklar alanında çalışan Filterwatch tarafından 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada da İran’daki bazı çevrim içi evlilik hizmetlerinde 18 yaşından küçük kişilere ait profiller bulunduğu belirlenmişti.
Aynı yıl İran basınında yayımlanan başka bir araştırmada da çocuk yaştaki kişiler adına profil oluşturulmasını önleyecek yaş ve kimlik doğrulama mekanizmalarının yetersiz olduğu bildirilmişti.
Farklı dönemlerde ortaya çıkan bu bulgular, çocukların dijital evlilik sistemlerine dahil edilmesinin tekil bir teknik aksaklıktan çok daha geniş bir çocuk hakları sorunu olduğunu gösteriyor.
GOOGLE VE META’YA ÇAĞRI
HRA ile birlikte hareket eden kuruluşlar, Google ve Meta’dan çocukların evlilik amacıyla profillendirildiği hizmetlere karşı etkili önlemler alınmasını istedi.
Talepler arasında uygulamanın çocuk güvenliği politikaları bakımından incelenmesi, çocukların profillerinin erişimden kaldırılması ve benzer dijital hizmetlerde çocukların yer almasını engelleyecek etkili yaş doğrulama mekanizmalarının uygulanması bulunuyor.
Kuruluşlar ayrıca çocuk yaşta evlilikleri teşvik eden ya da normalleştiren içeriklerin sosyal medya platformlarında yayılmasının önlenmesini talep etti.
İRAN’DA 18 YAŞIN ALTINDA EVLİLİK TAMAMEN YASAK DEĞİL
İran’daki mevcut hukuk, 18 yaşından küçük kişilerin evlenmesini bütünüyle yasaklamıyor.
İran Medeni Kanunu’na göre belirli koşullarda kız çocuklarının 13, oğlan çocuklarının ise 15 yaşından önce evlendirilmesine izin verilebiliyor.
Birleşmiş Milletler Çocuk Hakları Komitesi ise İran’a yaptığı çağrılarda evlilik için asgari yaşın kız ve oğlan çocuklar açısından istisnasız biçimde 18’e yükseltilmesini istedi.
Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme, 18 yaşından küçük herkesi çocuk olarak kabul ediyor.
ÇOCUK YAŞTA EVLİLİK BİR ÇOCUK HAKLARI İHLALİ
UNICEF, çocuk yaşta evliliği bir çocuk hakları ihlali olarak tanımlıyor.
UNICEF verilerine göre İran’da 20-24 yaş grubundaki kadınların yüzde 17’si 18 yaşına gelmeden evlenmiş ya da evlilik benzeri bir birliktelik yaşamış durumda.
Çocuk yaşta evlilik; eğitimden uzaklaşma, ekonomik bağımlılık, şiddete maruz kalma ve sağlık sorunları gibi çok sayıda riskle ilişkilendiriliyor.
HRA’nın ortaya koyduğu bulgular ise bu sorunun dijital bir boyutunun da bulunduğunu gösteriyor: Çocuklar çevrim içi evlilik sistemlerinde yetişkinlerin karşısına “eş adayı” olarak çıkarılabiliyor.
Çocuk hakları açısından tartışılması gereken temel mesele, bu çocukların bilgilerinin yalnızca nasıl korunduğu değil; çocukların neden ve nasıl böyle bir sistemin parçası haline getirilebildiği.
