Avrupa’da çocukların vatandaşlığa erişimi ve uyruksuzluğun önlenmesi, Avrupa Konseyi öncülüğünde düzenlenen bölgesel uzman toplantısında ele alındı.
Varşova’da gerçekleştirilen toplantıda hükümet temsilcileri, uluslararası kuruluşlar, sivil toplum örgütleri, uzmanlar ve uyruksuzluğu doğrudan deneyimlemiş kişiler bir araya geldi. Görüşmelerde çocukların doğumlarının kayda alınması, vatandaşlığa erişim süreçleri ve uyruksuzluğun belirlenmesine ilişkin uygulamalardaki sorunlar değerlendirildi.
Avrupa Konseyi’nin 2026’da yayımladığı derleme de çocukların vatandaşlığa erişimini kolaylaştırabilecek uygulamaları karşılaştırıyor. Belge, 29 ülkenin verdiği yanıtlar temelinde hazırlandı ve özellikle çocukların uyruksuz kalmasını önleyen yasal güvenceler, çocuk dostu statü belirleme süreçleri, hukuki yardım ve doğum kayıtlarını ele alıyor.
Uyruksuzluk çocuğun birçok hakkını etkileyebiliyor
Uyruksuzluk, bir kişinin hiçbir devlet tarafından kendi vatandaşı olarak kabul edilmemesi anlamına geliyor.
Avrupa Konseyi, çocukların vatandaşlıktan yoksun kalmasının yalnızca bir kimlik sorunu olmadığını; eğitim, sağlık, barınma ve hukuki korumaya erişimde ciddi engeller yaratabildiğini belirtiyor. Uyruksuz çocukların yoksulluk, insan ticareti ve diğer istismar biçimlerine karşı daha savunmasız hale gelebildiği de vurgulanıyor.
AGİT ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) tarafından hazırlanan 2025 tarihli rehberde de vatandaşlığın olmamasının çocukların yaşamının neredeyse her alanını etkileyebildiği belirtiliyor. Rehbere göre uyruksuzluk; eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimi sınırlandırabiliyor, aileden ayrılma riskini artırabiliyor ve çocukları sömürü ile insan ticaretine karşı daha kırılgan hale getirebiliyor.
Doğum kaydı temel adımlardan biri
Uzmanların üzerinde durduğu başlıklardan biri de doğum kayıtlarının eksiksiz ve erişilebilir biçimde tutulması.
AGİT ve UNHCR rehberine göre doğum kaydı tek başına vatandaşlık sağlamıyor ancak çocuğun doğum yeri, doğum tarihi ve ebeveynlik bağlarını resmî olarak belgelediği için vatandaşlığa erişim açısından önemli bir temel oluşturuyor.
Avrupa Konseyi’nin derlemesinde de doğumların ücretsiz ve gecikmeden kaydedilmesi, belge eksikliği bulunan durumlarda daha esnek uygulamalar geliştirilmesi ve özellikle göçmen, mülteci ya da uyruksuzluk riski taşıyan çocukların kayıt dışı kalmasının önlenmesi öneriliyor.
Türkiye de karşılaştırmalı çalışmada yer aldı
Avrupa Konseyi’nin derlemesine göre Türkiye, kendi topraklarında doğan ve aksi halde uyruksuz kalacak çocuklara vatandaşlık sağlayan hukuki güvenceleri bulunan ülkeler arasında gösteriliyor.
Belgede ayrıca Türkiye’nin, uyruksuzluk durumunun belirlenmesine yönelik prosedürü bulunan en az 18 ülke arasında yer aldığı belirtiliyor.
Bu düzenlemelerin uygulamada ne ölçüde erişilebilir olduğu ise ayrı bir konu olarak değerlendiriliyor. Avrupa Konseyi, çocukların haklara erişiminin yalnızca mevzuatın varlığına değil, süreçlerin anlaşılır, hızlı, ücretsiz ve çocukların ihtiyaçlarına uygun biçimde işlemesine de bağlı olduğunu vurguluyor.
Bazı ülkelerde çocukların vatandaşlığa erişimi kolaylaştırıldı
AGİT ve UNHCR rehberi, çocukların uyruksuz kalmasını önlemek için farklı ülkelerde uygulanmış örneklere de yer veriyor.
Kırgızistan, 2019’da ülkesindeki bilinen tüm uyruksuzluk vakalarını çözüme kavuşturan ilk ülke oldu. Bu süreçte yaklaşık 2 bin çocuğun da vatandaşlıkla ilgili durumunun çözüldüğü bildirildi.
Rehbere göre 2014-2024 döneminde Orta Asya ülkelerinde toplam 220 bin 550 uyruksuzluk vakası çözüme kavuşturuldu.
Avrupa Konseyi’nin çalışmasında ise farklı ülkelerde çocuğun doğduğu ülkede vatandaşlığa erişimini kolaylaştıran, ebeveynlerin hukuki statüsünü engel olmaktan çıkaran ve çocuğun vatandaşlığının belirsiz olduğu durumlarda özel değerlendirme süreçleri öngören uygulamalar örnek gösteriliyor.
Çocuk dostu süreçlere ihtiyaç var
Avrupa Konseyi’nin derlemesinde çocukların vatandaşlık ve uyruksuzluk belirleme süreçlerine erişirken hukuki temsil ve bilgi desteği almasının önemine dikkat çekiliyor.
Belgede, uyruksuz veya uyruksuzluk riski altındaki çocuklara yönelik özel prosedürlerin çocuğun üstün yararını gözetmesi, gerektiğinde hukuki temsilci veya vasi atanması ve karar süreçlerinin çocukların anlayabileceği biçimde yürütülmesi gerektiği belirtiliyor.
Avrupa Konseyi ve UNHCR’ye göre uyruksuzluğun önlenmesinde yalnızca vatandaşlık yasalarının değiştirilmesi yeterli değil. Doğum kayıtlarının erişilebilir hale getirilmesi, ücretsiz hukuki yardım, kamu görevlilerinin eğitimi ve kurumlar arasında daha güçlü iş birliği de çocukların haklara erişimi açısından belirleyici.
Uzman toplantısında da bu nedenle çocukların vatandaşlığa erişiminin yalnızca hukuki bir statü meselesi değil, eğitimden sağlığa, güvenlikten barınmaya kadar birçok temel hakkı etkileyen bir çocuk hakları konusu olduğu vurgulandı.
