Yeni eğitim öğretim yılı başlarken Save the Children Türkiye tarafından yayımlanan iki araştırma, çocukların yalnızca okula erişmesinin değil, eğitimlerini sürdürebilmelerinin de önemli engellerle karşılaşabildiğini gösterdi. Araştırmalarda ekonomik zorluklar, ulaşım sorunları, öğrenme kayıpları, psikososyal güçlükler, zorbalık ve sosyal dışlanma çocukların eğitimden uzaklaşmasına yol açabilen başlıca etkenler arasında sıralandı.
14-17 yaş grubunda risk artabiliyor
Hatay ve Adıyaman’da yürütülen “Okul Dışı Kalmış ve Okuldan Ayrılma Riski Altındaki Çocuklar Araştırması”, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından bazı çocuklar ve aileler açısından eğitime düzenli katılımı zorlaştıran sorunların sürdüğüne işaret ediyor.
Araştırmaya göre okulla ilişkili giderler ve ulaşım maliyetleri ekonomik engeller arasında öne çıkarken; mesafe, psikososyal güçlükler, öğrenme kayıpları, mevsimlik tarım işçiliği ve sosyal dışlanma da çocukların eğitime devamını etkileyebiliyor. Bulgular, özellikle 14-17 yaş grubundaki çocukların okuldan uzaklaşma açısından daha yüksek risk taşıyabildiğini gösteriyor.
Araştırmada, birden fazla riskin bir araya gelmesinin devamsızlığı artırabildiği; devamsızlığın ise zamanla öğrenme kayıplarını derinleştirerek çocukların motivasyonunu, özgüvenini ve okulla kurduğu bağı zayıflatabildiği belirtiliyor.
Güvenli okul yalnızca fiziksel güvenlik değil
İstanbul’un Sultanbeyli ve Avcılar ilçelerindeki dört devlet okulunda yürütülen “Güvenli, Kapsayıcı ve Dayanıklı Okullar Araştırması” ise çocukların okulda kendilerini güvende hissetmesinde fiziksel koşulların yanı sıra sosyal ilişkiler ve aidiyet duygusunun da belirleyici olduğunu ortaya koydu.
Araştırmada zorbalık ve ayrımcılık, akran ilişkileri, çocukların okula aidiyet duygusu ve yetişkinlerin çocukların yaşadığı sorunlara yaklaşımı güvenli okul ortamının önemli bileşenleri arasında gösterildi. Özellikle zorbalığın çocukların aidiyet duygusunu ve eğitimle kurduğu ilişkiyi olumsuz etkileyebildiğine dikkat çekildi.
Bulgular ayrıca öğretmenlerin iyi olma halinin ve okullardaki destek kapasitesinin önemini ortaya koyuyor. Araştırmaya göre öğretmenlerin çocukların ihtiyaçlarını erken fark edebilmesi, zorbalık ve dışlanma karşısında destekleyici yaklaşım geliştirebilmesi ve gerektiğinde çocukları uygun hizmetlere yönlendirebilmesi için okul içi destek sistemlerinin güçlendirilmesi gerekiyor.
Erken destek ve çocukların katılımı öne çıkıyor
Save the Children Türkiye, iki araştırmanın ortak bulgularının çocukların eğitimden uzaklaşma risklerinin erken fark edilmesi gerektiğine işaret ettiğini belirtiyor. Ulaşım ve okul giderleri nedeniyle güçlük yaşayan ailelerin desteklere erişiminin kolaylaştırılması, öğrenme kayıpları ile psikososyal ihtiyaçların birlikte ele alınması ve zorbalığa karşı bütüncül okul politikalarının geliştirilmesi öneriler arasında yer alıyor.
Araştırmalar ayrıca çocukların okul yaşamına ilişkin kararlara katılımının desteklenmesinin önemine dikkat çekiyor. Save the Children Türkiye’ye göre okula kayıt, eğitime erişimin yalnızca başlangıcı; düzenli katılım, öğrenme, güvenlik ve aidiyet ise eğitim hakkının hayata geçirilmesinin temel koşulları arasında bulunuyor.
Araştırmaların bulguları kendi örneklemleri ve yürütüldükleri yerel bağlamlarla sınırlı. Save the Children Türkiye de sonuçların Türkiye genelindeki tüm çocukları temsil eden ulusal veriler olarak yorumlanmaması gerektiğini belirtiyor.
