"Çocuğun Üstün Yararı İçin Etik Yayıncılık"
MediaCH Akademi
DünyaRaporlarTeknoloji

21 ülkede her 5 çocuktan 1’i teknoloji aracılı cinsel istismara maruz kaldı

UNICEF’in 21 ülkede yürütülen araştırmaya dayanan raporuna göre, internet kullanan 12-17 yaşlarındaki her 5 çocuktan yaklaşık 1’i teknoloji aracılı cinsel sömürü ve istismara maruz kaldı; vakaların yüzde 1’inden azı yetkili makamlara bildirildi.
Kaynak: MediaCH Eylül 4, 2026 3 Dakika

UNICEF, dijital teknolojilerin çocuklara yönelik cinsel sömürü ve istismardaki rolünü inceleyen “Çocukların Gözünden: Dijital Teknolojiler Çocukların Cinsel İstismarına Nasıl Zemin Hazırlıyor?” (Through Children’s Eyes) başlıklı raporunu yayımladı.

Rapora göre, araştırmanın kapsadığı 21 ülkede internet kullanan 12-17 yaşlarındaki yaklaşık 20 milyon çocuk, araştırmadan önceki bir yıllık dönemde teknoloji aracılığıyla gerçekleşen cinsel sömürü ve istismarın en az bir biçimine maruz kaldı. Bu sayı, araştırmaya konu olan internet kullanıcısı çocukların ortalama yüzde 18’ine, yani yaklaşık her 5 çocuktan 1’ine karşılık geliyor.

15 milyon çocuk istemediği cinsel içeriklerle karşılaştı

UNICEF’in bulgularına göre bir yıllık dönemde yaklaşık 15 milyon çocuk istemediği cinsel içeriklere maruz kaldı. Yaklaşık 9 milyon çocuktan, istemediği halde cinsel içerikli konuşmalara katılması veya cinsel görüntü paylaşması istendi; yaklaşık 4 milyon çocuğun cinsel içerikli görüntüleri ise izni olmadan paylaşıldı.

Raporda, vakaların yaklaşık yüzde 60’ının sosyal medya platformlarında, yüzde 14’ünün ise çevrim içi oyunlarda gerçekleştiği belirtildi. İstismarın gerçekleştiği sosyal medya platformları arasında Facebook, WhatsApp, Instagram, Snapchat ve TikTok öne çıktı.

UNICEF, dijital platformların yalnızca istismarın gerçekleştiği ortamlar olarak görülmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Rapora göre platformların mesajlaşma, sahte hesap oluşturma, özel sohbetlere geçiş ve içerikleri yeniden paylaşma gibi özellikleri; çocuklarla temas kurulması, güven ilişkisinin istismar edilmesi, cinsel içerik talep edilmesi, tehdit ve şantaj süreçlerini kolaylaştırabiliyor.

Vakaların yüzde 57’sinde çocuk faili önceden tanıyordu

Araştırma, çevrim içi cinsel istismarın yalnızca çocukların tanımadığı kişilerden kaynaklandığı yönündeki yaygın algının da gerçeği tam olarak yansıtmadığını ortaya koydu.

Vakaların yüzde 57’sinde istismarı gerçekleştiren kişi çocuğun daha önceden tanıdığı biriydi. Bunlar arasında arkadaşlar, aile üyeleri ve romantik ilişki içinde olunan kişiler de bulunuyor. Vakaların yüzde 38’inde ise çocuk, istismarı gerçekleştiren kişiyle ilk kez çevrim içi ortamda karşılaştı.

Her 10 vakanın 4’ünden fazlası kimseye anlatılmadı

Raporda dikkat çeken bir diğer bulgu ise çocukların destek mekanizmalarına ulaşmakta yaşadığı güçlük oldu. Teknoloji aracılığıyla gerçekleşen cinsel sömürü ve istismar vakalarının 10’da 4’ünden fazlası hiç kimseyle paylaşılmadı. Polis, sosyal hizmet çalışanı veya yardım hattı gibi mekanizmalara yapılan bildirimlerin oranı ise yüzde 1’in altında kaldı.

Çocukların yaşadıklarını anlatmamasının en yaygın nedeni, nereye başvuracaklarını veya kime anlatacaklarını bilmemeleri olarak belirlendi. Rapora göre çocukların bir bölümü, yaşadıklarını anlatmaları halinde cihazlarına veya dijital platformlara erişimlerinin engelleneceğinden korktuğu için de sessiz kaldı.

Ruhsal etkilerle güçlü ilişki

UNICEF’in analizinde, teknoloji aracılığıyla cinsel sömürü ve istismara maruz kalan çocukların intihar düşüncesi ve davranışı bildirme olasılığının dört kat, kendine zarar verme bildiriminde bulunma olasılığının da dört kat daha yüksek olduğu görüldü. Bu çocukların bildirdiği kaygı düzeyi de akranlarına göre yaklaşık 11 yüzde puan daha yüksekti. Raporda bu bulguların bir ilişkiyi ortaya koyduğu, etkilerin çocukların okul yaşamına, ilişkilerine ve günlük hayatlarına kadar uzanabildiği belirtildi.

UNICEF: Güvenliğin yükü çocuklara bırakılamaz

Rapor, çocukların güvenliğini sağlama sorumluluğunun çocukların kendisine yüklenmemesi gerektiğini vurguluyor. UNICEF; dijital platformlarda çocuk hesaplarının varsayılan olarak daha yüksek gizlilik ayarlarına sahip olması, yetişkinlerin çocuklarla istenmeyen temaslarının sınırlandırılması, öneri sistemlerinin çocukları potansiyel faillere görünür hale getirmemesi ve cinsel istismar materyallerinin, yapay zekâyla üretilen içerikler dahil olmak üzere, daha etkin biçimde tespit edilmesi çağrısında bulunuyor.

Raporda ayrıca hükümetlerin mevzuatı çevrim içi güven ilişkisi kurarak istismara hazırlama, cinsel şantaj ve yapay zekâ aracılığıyla üretilen istismar materyallerini kapsayacak şekilde güncellemesi; çocukların güvenle başvurabileceği bildirim, sosyal hizmet, sağlık ve adalet mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

Araştırma 21 ülkedeki internet kullanıcısı çocukları kapsıyor

Raporun verileri, UNICEF, ECPAT International ve INTERPOL tarafından yürütülen Disrupting Harm araştırmasına dayanıyor. Çalışmada 21 ülkede internet kullanan 12-17 yaşlarındaki yaklaşık 21 bin çocukla ulusal düzeyde temsili araştırmalar gerçekleştirildi; ayrıca çocukluk döneminde teknoloji aracılı cinsel sömürü ve istismara maruz kalmış 100’den fazla gençle derinlemesine görüşmeler yapıldı.

Veriler 2020-2025 arasında iki ayrı araştırma döneminde toplandı. Bu nedenle rapordaki “bir yıl içinde” ifadesi tek bir takvim yılını değil, her ülkede araştırmadan önceki 12 aylık dönemi ifade ediyor. Ayrıca araştırma yalnızca internet kullanan çocukları temsil ediyor. Türkiye, araştırmanın kapsadığı 21 ülke arasında yer almıyor.