Merhaba Sevgili Okurum,
Sizinle bu satırlarda buluşmanın ve yepyeni bir serüvene birlikte “merhaba” demenin derin heyecanı içindeyim. Hayat boyu okumayı ve araştırmayı kendine ilke edinmiş bir eğitimci olarak; annelik makamıyla birlikte “seviye atlayan” tecrübelerimi, heybemde biriktirdiğim hikâyelerle harmanlayıp naçizane bir sohbete dönüştürmek niyetindeyim.
Bu yolculukta pusulamız çoğunlukla çocuklar olacak; ancak hemen belirteyim, sizin içinizdeki o hiç büyümeyen çocuğu da bu listenin en başına ekliyorum. Sanatın iyileştirici gücünden kişisel gelişimin sonsuz dehlizlerine kadar pek çok durakta mola vereceğiz. Kimi zaman birlikte kahkahalar atacak, kimi zaman da duyguların o karmaşık ama öğretici sularında kulaç atacağız.
Yolun yarısına ramak kala, kalemi tekrar elime almak; günlük hayatın koşturmacası ve yılların getirdiği o zihinsel yorgunluğa en şifalı ilaç gibi gelecek. Şu an pır pır atan kalbimin sesini dinliyorum ve biliyorum ki üretmek, nefes almaktır.
Ben, kalabalık bir ailenin ilk çocuğu olarak sorumlulukla erkenden tanışmış, lise ve üniversite yıllarını yurtlarda, disiplinle yoğurmuş biriyim. Bugün ise girişimci bir anne olarak, evlatlarımın sorumluluğunu omuzlarımda taşıyarak ama sanattan, eğitimden ve üretmekten asla vazgeçmeyerek yoluma devam ediyorum.
Hep şuna inandım: “Görgülü kuşlar gördüğünü işler.” Ben üretirsem çocuklarım da benimle aynı heyecanla bu yolda yürür diye düşünüyordum… Ta ki okul hayatları başlayıp o devasa “sosyal çevre” gerçeğiyle yüzleşene kadar!
Bir sonraki buluşmamızda, okuduklarınızın sizin de içinizi titreteceğine eminim. O zamana dek kendinizi sevmeyi ihmal etmeyin, hoşça kalın.
