"Çocuğun Üstün Yararı İçin Etik Yayıncılık"
MediaCH Akademi
Dünya

2005’te çocuktu, şimdi kendi çocuklarını aynı savaşta büyütüyor

Sudan’da üçüncü yılına giren savaş, Darfur’da çocukları yeniden açlık, göç ve şiddetin ortasında bıraktı. Bölgede milyonlarca çocuk eğitimden ve temel sağlık hizmetlerinden mahrum kalırken, savaşın ikinci kuşağı büyüyor.
Mayıs 23, 2026 3 Dakika

Haber Merkezi – Uluslararası çocuk hakları raporları ve sahadan aktarılan tanıklıklar, Sudan’ın Darfur bölgesinde çocukların yeniden savaşın ortasında kaldığını ortaya koyuyor. Üçüncü yılına giren çatışmalar nedeniyle milyonlarca çocuk evsiz kaldı, eğitimden koptu ve temel sağlık hizmetlerine erişemez hale geldi. Bölgeden gelen anlatımlar ise savaşın yalnızca bugünü değil, kuşakları da yıktığını gösteriyor.

2005’te Darfur’da çocuktum. Şimdi bir babayım ve çocuklarımı başka bir savaşın içinde büyütüyorum.

Bu sözler, çocuk yaşta savaş gören ve bugün aynı coğrafyada kendi çocuklarını büyütmeye çalışan Ayoub’a ait. Çocukların durumuna ilişkin yayımlanan son uluslararası değerlendirmeler, Darfur’da 20 yıl önce yaşanan insani krizin yeni bir kuşağı etkilediğine işaret ediyor.

Sudan’da bugün yaklaşık 33,7 milyon insan insani yardıma ihtiyaç duyuyor. Bunların yarısından fazlasını çocuklar oluşturuyor. Ülke genelinde yerinden edilen çocuk sayısının yaklaşık 5 milyona ulaştığı belirtiliyor.

3,3 milyon çocuk okul dışında

Çatışmalar özellikle Darfur bölgesinde çocukların eğitim hakkını ağır biçimde etkiledi. Bölgede okul çağındaki yaklaşık 3,9 milyon çocuğun 3,3 milyonu okula erişemiyor. Birçok okul ya bombalandı ya da yerinden edilen aileler için barınak olarak kullanılmaya başlandı. Öğretmenlerin bölgeden kaçtığı, sınavların iptal edildiği ve ailelerin bombardıman korkusuyla çocuklarını okula göndermediği aktarılıyor.

Savaşın etkisi yalnızca eğitimle sınırlı değil. Çocuklar aynı zamanda açlık ve hastalıkla da mücadele ediyor. Darfur’da kıtlık koşullarının oluştuğu bölgeler bulunurken, sağlık sistemi büyük ölçüde çökmüş durumda. Kuzey Darfur’da 2023’ten bu yana en az 35 sağlık merkezi saldırıya uğradı.

2026 yılı boyunca Sudan’da çocuklar ve hamile kadınlar arasında yaklaşık 4,2 milyon akut yetersiz beslenme vakası görülebileceği tahmin ediliyor. Bunların 825 binden fazlasını ağır akut yetersiz beslenme yaşayan küçük çocuklar oluşturuyor.

“Çocuklar artık kurşundan değil açlıktan da ölüyor”

Bölgedeki sağlık çalışanları, çatışmaların ardından açlığın ikinci bir ölüm nedeni haline geldiğini söylüyor.

Ölüm artık yalnızca kurşunlardan gelmiyor; açlıktan da geliyor.

Çocukların temiz suya erişimi de giderek zorlaşıyor. Yerinden edilmiş ailelerin yaşadığı kamplarda birçok kişinin günlük su tüketimi kişi başı 8-9 litreye kadar düşmüş durumda. Bu miktarın yalnızca içme ve yemek yapmaya yettiği, hijyen için neredeyse hiç su kalmadığı belirtiliyor.

En ağır yük çocukların üzerinde

Çatışmalar sırasında çocuklara yönelik ağır hak ihlalleri de artıyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre Sudan’da savaşın başlamasından bu yana çocuklara yönelik 5 bin 700’den fazla ağır hak ihlali doğrulandı. En az 4 bin 300 çocuk öldürüldü ya da yaralandı.

Sadece El Faşer’de Nisan 2024’ten bu yana 1300’den fazla çocuğun öldürüldüğü veya sakat kaldığı belirtiliyor. Çocukların kaçırıldığı, silahlı gruplarca zorla savaşçı yapıldığı ve cinsel şiddete maruz bırakıldığı bildiriliyor.

Bölgeden kaçabilen ailelerin önemli bölümü komşu Çad’a sığınıyor. Ancak burada da kamplar aşırı kalabalık, su ve sağlık hizmetleri yetersiz. Yardım kuruluşları, Darfur’daki çocukların artık yalnızca savaşın değil, dünyanın ilgisizliğinin de mağduru olduğunu söylüyor.

Darfur’da savaş neden yeniden büyüdü?

Sudan’da Nisan 2023’te ordu ile paramiliter Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) arasında iktidar mücadelesiyle başlayan çatışmalar, kısa sürede ülke geneline yayıldı. Batıdaki Darfur bölgesi ise geçmişte olduğu gibi yine savaşın merkezlerinden biri haline geldi. Darfur, 2003 yılında kitlesel katliamlar, zorunlu göçler ve etnik saldırılar nedeniyle dünyanın gündemine gelmiş; yüz binlerce kişi yaşamını yitirmişti. Bugün aynı bölgede ikinci kuşak çocuklar yeniden bombardıman, açlık ve yerinden edilme ile karşı karşıya.