Temiz Hava Hakkı Derneği, “Hedef Temiz Hava” kampanyasıyla Türkiye’de ince partikül madde olarak bilinen PM2,5 için yasal sınır değer belirlenmesi çağrısında bulundu. Kampanyanın çağrısı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’na yöneltilirken, temiz havaya erişimin özellikle çocukların sağlığı açısından önemine dikkat çekiliyor.
PM2,5; çapı 2,5 mikrometreden küçük parçacıkları ifade ediyor. Kömür ve diğer fosil yakıtların yakılması, motorlu taşıtlar, sanayi ve çeşitli yanma süreçleri bu kirliliğin kaynakları arasında yer alıyor. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), parçacıkların çok küçük olmaları nedeniyle akciğerlerin derinliklerine ulaşabildiğini ve kan dolaşımına geçebildiğini belirtiyor.
Türkiye’de PM2,5 için bağlayıcı sınır yok
Türkiye’de yürürlükteki hava kalitesi mevzuatı PM2,5’in ölçülmesini öngörse de kirletici için bağlayıcı bir ulusal sınır değer belirlemiyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına ait belgelerde de PM2,5 için Türkiye sütununda günlük ve yıllık sınır değer bulunmadığı görülüyor.
DSÖ’nün 2021’de güncellediği hava kalitesi kılavuzunda ise PM2,5 için yıllık ortalama 5 mikrogram/metreküp, 24 saatlik ortalama için 15 mikrogram/metreküp değerleri öneriliyor.
“Hedef Temiz Hava” kampanyası da Türkiye’de PM2,5 için bağlayıcı bir sınırın mevzuata eklenmesini ve hava kirliliğinin azaltılmasına yönelik politikaların bu doğrultuda güçlendirilmesini talep ediyor.
Çocukların sağlığı daha fazla risk altında
Hava kirliliğinin çocuklar üzerindeki etkisi kampanyanın öne çıkardığı başlıklardan biri. DSÖ, çocukları hava kirliliğine bağlı sağlık sorunlarına karşı daha hassas gruplar arasında gösteriyor.
DSÖ verilerine göre hava kirliliğine maruz kalma çocuklarda solunum yolu enfeksiyonları ve astımla ilişkilendirilirken, akciğerlerin gelişimini ve işlevini de olumsuz etkileyebiliyor. Doğum öncesindeki maruziyet ise erken doğum ve düşük doğum ağırlığı gibi sonuçlarla ilişkilendiriliyor. Hava kirliliğinin çocukların nörolojik gelişimi üzerindeki etkilerine ilişkin de giderek artan bilimsel kanıt bulunuyor.
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun Ekim 2025’te düzenlediği “Çocuklar İçin Temiz Hava Sempozyumu”nun sonuç bildirgesinde de temiz hava çocukların temel bir insan hakkı olarak ele alındı. Sempozyumda hava kirliliğinin doğum öncesi dönemden başlayarak solunum ve sinir sistemi başta olmak üzere çocuk sağlığı üzerindeki etkileri değerlendirildi.
Rapora göre 2024’te 62 bin 644 erken ölüm PM2,5 ile ilişkili
Temiz Hava Hakkı Platformu’nun Kara Rapor 2025 çalışmasında, Türkiye’de 2024 yılında 62 bin 644 erken ölümün PM2,5 kirliliğine atfedilebileceği hesaplandı. Platformun tahminine göre PM2,5 düzeyinin DSÖ’nün önerdiği yıllık ortalama 5 mikrogram/metreküp seviyesine indirilmesi halinde yılda 60 binden fazla erken ölüm önlenebilir.
Raporda PM2,5 kirliliğinin sağlık üzerindeki etkilerinden kaynaklanan ekonomik yük de yaklaşık 138 milyar dolar olarak hesaplandı. Platform, bunun Türkiye’nin 2024 gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 10’una karşılık geldiğini belirtti. Hesaplama, ölüm riskinin azaltılmasının ekonomik değerini ölçmek için kullanılan “İstatistiksel Yaşam Değeri” yöntemine dayanıyor.
Temiz Hava Hakkı Derneği, kampanya kapsamında Bakanlığa “Temiz hava için PM2,5’e yasal sınır” çağrısında bulunarak talebe destek için imza topluyor.
