"Çocuğun Üstün Yararı İçin Etik Yayıncılık"
MediaCH Akademi
Sağlık

Dünyada çocukların boğulma kaynaklı ölümleri 43 yılda dörtte bire indi

IHME verilerine göre 5–14 yaş grubunda boğulma kaynaklı ölümler 1980’den 2023’e dünyada ve Türkiye’de büyük ölçüde azaldı. Buna rağmen boğulma, çocuklar için önemli ve önlenebilir ölüm nedenlerinden biri olmayı sürdürüyor.
Muhabir: Umut Mermit Ağustos 30, 2026 4 Dakika

MediaCH – Boğulma, son kırk yılda önemli ölçüde azalmasına rağmen çocukların yaşamını tehdit eden başlıca önlenebilir ölüm nedenlerinden biri olmaya devam ediyor.

Our World in Data’nın (OWID), Institute for Health Metrics and Evaluation’ın (IHME) Global Burden of Disease 2025 verilerine dayandırdığı çalışmaya göre, 2023 yılında dünya genelinde 15 yaşından küçük 100 binden fazla çocuk kasıtsız boğulma nedeniyle yaşamını yitirdi.

Veriler, özellikle 5–14 yaş grubunda son 43 yılda önemli bir değişime işaret ediyor.

1980’de ilk sıradaydı

1980 yılında dünya genelinde 5–14 yaşındaki çocukların ölüm nedenleri arasında boğulma ilk sırada yer alıyordu.

IHME tahminlerine göre o yıl:

  • Boğulma nedeniyle 226 bin,
  • İshal hastalıkları nedeniyle 190 bin,
  • Trafik kazalarında 134 bin,
  • Zatürre nedeniyle 108 bin,
  • Kanserler nedeniyle ise 88 bin 400 çocuk yaşamını yitirdi.

2023’e gelindiğinde ise tablo önemli ölçüde değişti.

5–14 yaş grubunda trafik kazaları yaklaşık 89 bin ölümle ilk sıraya yükselirken, bunu 79 bin 300 ile zatürre ve 65 bin ile kanserler izledi.

Boğulma nedeniyle yaşamını yitiren çocukların tahmini sayısı ise 58 bin 700’e düştü ve boğulma ölüm nedenleri arasında dördüncü sıraya geriledi.

Böylece 5–14 yaş grubunda boğulma kaynaklı yıllık ölüm sayısı 1980 ile 2023 arasında yaklaşık yüzde 74 azaldı.

Türkiye’de boğulmaya bağlı çocuk ölümleri yaklaşık yüzde 78 azaldı

Türkiye verileri de benzer bir gerilemeye işaret ediyor.

1980 yılında Türkiye’de 5–14 yaş grubunda en fazla ölümün tahmini olarak 998 ile kanserlerden ve 994 ile trafik kazalarından kaynaklandığı görülüyor.

Aynı yıl:

  • Zatürre nedeniyle 528,
  • Kardiyovasküler hastalıklar nedeniyle 521,
  • Boğulma nedeniyle ise 454 çocuk yaşamını yitirdi.

Boğulma, 1980’de Türkiye’de bu yaş grubundaki ölüm nedenleri arasında beşinci sıradaydı.

2023 yılında ise boğulmaya bağlı tahmini ölüm sayısı 97,7’ye geriledi.

Bu, 43 yılda yaklaşık yüzde 78,5’lik bir azalma anlamına geliyor.

Türkiye’de 2023 yılında 5–14 yaş grubunda boğulma, incelenen nedenler arasında altıncı sırada yer aldı.

Türkiye’nin 2023 tablosunda doğal afetler açık ara ilk sırada

Türkiye’ye ilişkin 2023 verilerinde dikkat çeken en çarpıcı sonuç ise doğal afetler oldu.

IHME tahminlerine göre 5–14 yaş grubunda 6 bin 230 çocuk ölümü doğal afetlerle ilişkilendirildi. Bu sayı, aynı yıl diğer bütün ölüm nedenlerinin çok üzerinde.

2023’ün Türkiye açısından 6 Şubat depremlerinin yaşandığı yıl olması, verideki olağanüstü yükselişi değerlendirirken dikkate alınması gereken önemli bir bağlam oluşturuyor.

Doğal afetlerin ardından 2023’te Türkiye’deki 5–14 yaş grubu için tahmin edilen başlıca ölüm nedenleri şöyle sıralandı:

Kanserler 542, trafik kazaları 366, zatürre 218, kardiyovasküler hastalıklar 147 ve boğulma yaklaşık 98.

Sadece boğulma değil, birçok ölüm nedeni geriledi

Türkiye verileri son dört on yılda çocukların ölüm nedenlerinde daha geniş bir dönüşüm yaşandığını da ortaya koyuyor.

1980 ile 2023 arasında trafik kazalarına bağlı tahmini ölümler 994’ten 366’ya, zatürre kaynaklı ölümler 528’den 218’e, tüberküloz kaynaklı ölümler ise 161’den yaklaşık 4’e geriledi.

İshal hastalıklarına bağlı ölümler 122’den 17’ye, beslenme yetersizliklerine bağlı ölümler ise yaklaşık 82’den 27’ye düştü.

Bununla birlikte her ölüm nedeni aynı yönde değişmedi. IHME tahminlerinde 5–14 yaş grubundaki intihar kaynaklı ölüm sayısı Türkiye’de 1980’de 39,6 iken 2023’te 55,4 olarak hesaplandı.

Bu tür düşük sayılardaki değişimlerin, veri belirsizlikleri ve nüfus büyüklüğündeki değişimler dikkate alınarak ayrıca değerlendirilmesi gerekiyor.

Boğulma ölümlerinin büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelerde

Dünya Sağlık Örgütü’ne (DSÖ) göre boğulma kaynaklı ölümlerin büyük bölümü düşük ve orta gelirli ülkelerde gerçekleşiyor.

Risk yalnızca çocukların yüzme bilip bilmemesiyle sınırlı değil. Açık kuyular, evlerin yakınındaki gölet ve nehirler, güvenli içme ve kullanma suyuna erişimdeki yetersizlikler, korumasız su alanları ve çocukların yeterli gözetim olmadan su kaynaklarına erişebilmesi de boğulma riskini artırıyor.

Our World in Data da son onlarca yıldaki düşüşü yalnızca yüzme veya su güvenliği eğitimleriyle açıklamıyor. Güvenli su altyapısının gelişmesi, yaşam koşullarının iyileşmesi ve çocukların tehlikeli su kaynaklarına günlük olarak maruz kalmasının azalması da gerilemede etkili faktörler arasında gösteriliyor.

Boğulmaya bağlı ölümler önlenebilir

DSÖ, çocukların boğulma riskini azaltmak için su kaynaklarının çevresinin fiziksel engellerle güvenli hale getirilmesini, açık kuyuların kapatılmasını, küçük çocuklar için güvenli bakım alanlarının oluşturulmasını ve okul çağındaki çocuklara temel yüzme ve su güvenliği becerilerinin öğretilmesini öneriyor.

Bunun yanında güvenli kurtarma eğitimi, su taşımacılığının düzenlenmesi ve riskli alanlarda kamusal denetimin artırılması da önerilen önlemler arasında.

Bu yaklaşım, boğulmayı yalnızca ailelerin çocuklarını gözetme sorumluluğuyla açıklamak yerine güvenli çevre, altyapı, eğitim ve kamusal önleme politikalarıyla ilişkili bir çocuk yaşam hakkı meselesi olarak ele alıyor.

Veriler tahmine dayanıyor

Our World in Data’da kullanılan rakamlar, IHME’nin Global Burden of Disease çalışmasındaki modelleme temelli tahminlerden oluşuyor. Bu nedenle rakamlar doğrudan Türkiye’deki resmi ölüm kayıtlarıyla birebir aynı kabul edilmemeli.

1980 ile 2023 arasında çocuk nüfusunun büyüklüğü de değiştiğinden, bir çocuğun boğulma nedeniyle yaşamını kaybetme riskindeki değişimi değerlendirmek için 100 bin çocuk başına ölüm oranlarına da bakılması gerekiyor.

IHME’nin boğulma kategorisi ayrıca kasıtsız boğulmaları kapsıyor; sel, deniz ulaşımı ve tekne kazaları ile intihar veya öldürme vakaları kapsamında meydana gelen boğulmalar aynı kategoriye dahil edilmiyor.

Buna rağmen 43 yıllık tablo açık bir eğilim gösteriyor: Hem dünyada hem Türkiye’de boğulmaya bağlı çocuk ölümleri büyük ölçüde azaldı. Ancak on binlerce çocuğun her yıl önlenebilir nedenlerle yaşamını yitirmesi, çocukların güvenli çevrede yaşama ve yaşam hakkının korunmasına yönelik önlemlerin önemini koruduğunu gösteriyor.