"Çocuğun Üstün Yararı İçin Etik Yayıncılık"
MediaCH Akademi
Güncel

HRW: Çocuklara yönelik ağır hapis cezaları çocuk adaleti standartlarıyla bağdaşmıyor

HRW, Türkiye’de çocuklara yönelik cezaları ağırlaştıran yeni düzenlemenin uluslararası çocuk adaleti standartlarıyla bağdaşmadığını belirtti.
Kaynak: MediaCH Ağustos 26, 2026 3 Dakika

İnsan Hakları İzleme Örgütü (Human Rights Watch-HRW), Türkiye’de 18 Ağustos’ta yürürlüğe giren ve çocuklara yönelik hapis cezalarını ağırlaştıran yasal düzenlemeye ilişkin değerlendirmesini yayımladı.

HRW, yeni düzenlemenin çocuklara zarar verme riski taşıdığını ve Türkiye’nin çocuk adaleti politikasını uluslararası standartlardan uzaklaştırdığını belirtti. Örgüt özellikle uzun süreli hapis cezaları, çocukların yetişkinlere uygulanan cezalara tabi tutulabilmesi ve cezaların kapalı ceza infaz kurumlarında infaz edilmesine ilişkin değişikliklere dikkat çekti.

Cezalar 27 yıla kadar çıkabilecek

8 Ağustos’ta TBMM’de kabul edilen 7593 sayılı Kanun ile Türk Ceza Kanunu’nun yaş küçüklüğüne ilişkin hükümlerinde değişiklik yapıldı.

Yeni düzenlemeye göre ceza sorumluluğu bulunduğuna karar verilen 12-15 yaş grubundaki çocuklara, belirli koşullarda 15-18 yaş grubu için öngörülen ceza rejimi uygulanabilecek. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda bu kapsamda verilen hapis cezası 19 yıldan 27 yıla kadar çıkabilecek.

15-18 yaş grubundaki çocuklar bakımından ise kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama gibi belirli suçlarda; kastın ağırlığı, amaç ve saik, suçun işleniş biçimi ve daha önceki mahkûmiyetler dikkate alınarak çocuklara özgü yaş indiriminin uygulanmamasına karar verilebilecek. HRW, bunun bazı durumlarda çocukların yetişkinler gibi müebbet hapis cezasıyla karşı karşıya kalabilmesine yol açabileceğini belirtiyor.

Çocukların cezalarının infazında da değişiklik yapıldı

Kanun, çocukların cezalarını nerede çekeceğine ilişkin sistemi de değiştirdi.

Kasıtlı suçlardan toplam üç yıl veya daha az, taksirli suçlardan ise beş yıl veya daha az hapis cezası alan çocukların cezaları doğrudan çocuk eğitimevlerinde yerine getirilecek. Daha uzun süreli cezalarda ise infaza çocuk kapalı ceza infaz kurumunda başlanabilecek; çocuğun eğitimevine ayrılmasına uzmanların da yer aldığı idare ve gözlem kurulunun değerlendirmesi sonucunda karar verilecek.

HRW, bu yaklaşımın çocuk adaletinin rehabilitasyon ve topluma yeniden kazandırma amacından uzaklaşma riski taşıdığını savunuyor.

“Çocuklar yetişkinler gibi cezalandırılmamalı”

HRW Çocuk Hakları Direktör Yardımcısı Bill Van Esveld, ağır bir suça ciddi biçimde karşılık verilmesi gerektiğini ancak çocukların onlarca yıl hapsedilmesinin adil ya da etkili bir çözüm olmadığını ifade etti.

Van Esveld, çocuk adaleti standartlarının çocukların gelişme ve davranışlarını değiştirme kapasitesine ilişkin bilimsel bulgulara dayandığını belirterek, “Çocuklar yetişkinler gibi cezalandırılmamalıdır” dedi.

Örgüt, uzun süreli özgürlükten yoksun bırakmanın çocukların fiziksel ve ruhsal gelişimini olumsuz etkileyebildiğine, eğitim ve toplumsal yaşama yeniden katılım olanaklarını azaltabildiğine dikkat çekiyor.

Uluslararası standartlar ne öngörüyor?

Türkiye, Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’ye taraf ülkeler arasında bulunuyor.

BM Çocuk Hakları Komitesi, ceza sorumluluğunun asgari yaşının en az 14 olarak belirlenmesini tavsiye ederken Türkiye’de ceza sorumluluğu 12 yaşından itibaren başlayabiliyor. Komite ayrıca suç isnadı altında bulunan veya hüküm giyen 18 yaşından küçük herkesin çocuk adalet sistemi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini ve özgürlükten yoksun bırakmanın yalnızca son çare olarak, mümkün olan en kısa süreyle uygulanmasını esas alıyor.

HRW, çocukların suçla ilişkilendirilmesini önlemek için cezaların ağırlaştırılması yerine sosyal hizmetlerin güçlendirilmesi, ruh sağlığı desteği, okul temelli çalışmalar, ailelerin desteklenmesi ve çocukların suç örgütleri tarafından kullanılmasını önleyici mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini belirtiyor.

Örgüte göre çocuk merkezli rehabilitasyon modelleri, hem çocuk haklarının korunması hem de çocukların yeniden suçla ilişkilendirilmesinin önlenmesi açısından uzun süreli hapis cezalarından daha etkili bir yaklaşım sunuyor.