Paylaş
Van’da yaşayan mülteci çocuklar, ana dilde eğitimden yoksun bırakılmaları ve ekonomik nedenlerle örgün eğitimden kopuyor. Uzmanlar, özellikle lise çağındaki çocukların sistematik biçimde açık liselere yönlendirildiğini belirtiyor.
Yasemin Dikici
Türkiye’nin İran sınırında bulunan Van, yıllardır binlerce mülteci için ilk durak. Sınırdan geçen ailelerin çoğu farklı şehirlere doğru yol alırken, bir kısmı Van’da kalıp hayata tutunmaya çalışıyor. Ancak bu göç yolunda en ağır yükü çocuklar taşıyor. Dil engeli, yoksulluk ve uyum sorunları nedeniyle mülteci çocukların büyük bir bölümü okula devam edemiyor.
Eğitim-Sen Van Çocuk Hakları Komisyonu üyesi Lokman Babat, mülteci çocukların eğitimde yaşadığı sorunların başında dil meselesinin geldiğini söylüyor. Çocukların kendi ana dilinde eğitim alamadığı ve öğretmeniyle tam iletişim kuramadığı için Türkçe eğitimde zorlandığını belirten Babat, devletin eğitim alanında atması gereken en acil adımın ana dilde, parasız ve kamusal eğitim olduğunu savundu.

“Çocuklar genelde açık liselere yönlendiriliyor”
Türkiye genelinde mülteci çocukların eğitime erişim oranına dair resmî bir veri bulunmadığını belirten Babat, Van özelinde ise ilkokul ve ortaokulda okullaşma oranlarının liseye göre daha yüksek olduğunu ifade etti. Babat, lise çağındaki çocukların genellikle açık liselere yönlendirildiğini ve birçoğunun ekonomik sebeplerle çalışmak zorunda bırakıldığını söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Çocuklar aileleriyle ülkemize ilk geldikleri dönemde, özellikle ara sınıflarda ise denklik sınavına tabi tutuluyor ve buna göre okula kayıt yaptırabiliyor. Bu durum ilkokul ve ortaokul için bu şekilde; ancak liselerde daha zor bir tablo söz konusu. Eğer öğrenci lise dönemindeyse ve ilk kez kayıt yaptıracaksa, genelde açık liselere yönlendiriliyor.”
“Hem öğretmen hem öğrenci sorun yaşıyor”
Dil bariyerinin sadece çocukları değil, öğretmenleri de etkilediğini ifade eden Babat, öğretmenlerin bu alanda destek almasının önemine şu sözlerle dikkat çekti: “Öğretmen de öğrencisiyle iletişim kurmada dilden kaynaklı sorun yaşıyor. Öğretmen için en büyük problemlerden biri öğrencisiyle istenilen düzeyde sağlıklı bir iletişim kuramaması. Öğretmenlere bu alanda özel bir destek sunulmuyor.”
Babat’a göre eğitim hakkı yalnızca bireysel bir hak değil, toplumsal bir güvenlik meselesi. Eğitime erişim sağlanamadığında bunun sonuçlarının çocukların ötesine geçtiğini belirten Babat, “Eğitim hakkına erişemeyen çocukların yalnızca kendilerinin değil, tüm toplumun geleceğini etkilediğini söyleyebiliriz. Eğitimsizlik, uzun vadede suç oranlarını, şiddeti ve madde kullanımını artırır. Aynı zamanda çocuk işçiliğini ve istismarı da besler” dedi. 9.Köy
