2025’te En Az 94 Çocuk Çalıştırılırken Yaşamını Yitirdi

Paylaş

İSİG Meclisi’nin 2025 verileri, Türkiye’de çocukların çalıştırılmasının istisna değil, kalıcı ve ölümcül bir yapısal sorun haline geldiğini ortaya koyuyor. Yıl boyunca en az 94 çocuk, çalıştırıldıkları süreçte yaşamını yitirdi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi’nin 2025 yılına ilişkin değerlendirmesine göre, Türkiye’de yıl boyunca en az 2 bin 105 emekçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. Aynı dönemde 94 çocuk, çalıştırıldıkları süreçte yaşamını yitirdi. İSİG Meclisi verileri, çalıştırılan çocuk ölümlerinin geçici ya da istisnai vakalar değil; süreklilik gösteren yapısal bir sorun olduğunu ortaya koyuyor.

Çalıştırılan Çocuk Ölümleri Artış Eğiliminde

Rapora göre 2025 yılında çalıştırılırken yaşamını yitiren çocukların:

  • 26’sı 14 yaş ve altında,
  • 68’i 15–17 yaş grubunda yer aldı.

Son on yıllık veriler incelendiğinde, çalıştırılan çocuk ölümlerinin yıllık ortalama 60’ın üzerinde seyrettiği görülüyor. 2024 yılında 71 olarak kaydedilen ölüm sayısının, 2025’te 94’e yükselmesi artış eğiliminin hızlandığını gösteriyor.

İSİG Meclisi, bu verilerin resmi kayıtlarda yer almayan vakaları da kapsayan; basın taramaları, yerel haberler ve saha bilgileriyle oluşturulan bağımsız bir izleme çalışmasına dayandığını belirtiyor.

Ölümler En Çok Tarım, Sanayi ve İnşaatta

Rapora göre çalıştırılan çocuk ölümleri ağırlıklı olarak tarım, sanayi, inşaat ve taşımacılık sektörlerinde meydana geliyor. Bu sektörler, kayıt dışı çalışmanın yaygın olduğu, iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin yetersiz kaldığı alanlar olarak öne çıkıyor.

Çocukların çalıştırıldığı işlerin önemli bir bölümü, ulusal ve uluslararası mevzuata göre ağır ve tehlikeli işler kapsamında değerlendiriliyor. Ölümler çoğunlukla ‘iş kazası’ olarak kayda geçse de, İSİG Meclisi bu vakaların önemli bir bölümünün önlenebilir olduğuna işaret ediyor.

Eğitim Politikaları ve Çalıştırılan Çocuklar

İSİG Meclisi raporunda, çalıştırılan çocuklar ile eğitim politikaları arasında doğrudan bir ilişki kuruluyor. Zorunlu eğitim sürecinde yaşanan kopuşlar, yoksulluk ve bölgesel eşitsizlikler, çocukların erken yaşta çalışma yaşamına yönlendirilmesinde belirleyici faktörler arasında gösteriliyor.

Raporda, mesleki eğitim uygulamaları ve MESEM gibi modellerin, çocukların fiilen üretim süreçlerine dahil edilmesine yol açtığı; bu durumun “eğitim” başlığı altında çocukların çalıştırılmasını yaygınlaştırdığı ifade ediliyor. İSİG Meclisi’ne göre bu uygulamalar, çocukların eğitim hakkını güçlendirmek yerine, erken yaşta çalışma yaşamına entegrasyonunu kurumsallaştırıyor.

Yapısal Bir Hak İhlali

İSİG Meclisi, çocukların çalışma yaşamına dahil edilmesini yalnızca ekonomik koşullarla açıklamıyor; bu durumu doğrudan ve sistematik bir çocuk hakları ihlali olarak değerlendiriyor. Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmelere rağmen, çalıştırılan çocukların eğitim, sağlık, güvenlik ve gelişim haklarından fiilen mahrum bırakıldığı vurgulanıyor.

Raporda, çocukların çalıştırılmasını önlemeye yönelik etkili ve bağlayıcı denetim mekanizmalarının oluşturulmadığı, mevcut mevzuat ve politikaların ise sorunu azaltmak yerine kalıcılaştırdığı ifade ediliyor.

2025 genel durum

İSİG Meclisi’nin 2025 yılı verilerine göre; ölümler en çok sanayi, inşaat, tarım ve taşımacılık sektörlerinde yoğunlaştı. İş cinayetlerine yol açan başlıca nedenler trafik ve servis kazaları, yüksekten düşme, ezilme-göçük ile kalp krizi ve beyin kanaması olarak kaydedildi. Hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğunu ücretli ve sendikasız çalışanlar oluştururken, ölümler ağırlıklı olarak 30–64 yaş aralığında gerçekleşti.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş