Paylaş
Çocuklar kış virüslerinin hedefinde. Van’daki acil servislerde başvurular son 1 ayda 2 katına çıkarken, doktorlar hafif belirtilerde evde önlem alınmasını, acil servislere ise ciddi durumlarda başvurulmasını öneriyor.
Furkan Tunçdemir
Kış mevsimi Van’da bu yıl erken etkili olmaya başladı. Hava sıcaklığındaki keskin düşüş ve kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, çocuklarda solunum yolu enfeksiyonlarını hızlandırdı.
Bu nedenle kent genelinde hem poliklinikler hem de acil servisler son haftalarda belirgin bir yoğunluk yaşıyor. Sağlık çalışanlarına göre özellikle 0-6 yaş grubu virüslerin hızlı dolaşımı nedeniyle bu artıştan en çok etkilenen kesim. Bu artışın çocuklar üzerindeki etkisini en yakından izleyen isimlerden biri de Gevaş Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde görev yapan Doktor İbrahim Karabulut.
Dr. Karabulut, çocuk vakalarındaki yükseliş için, “Her yılın bu mevsimlerinde benzer tablolarla karşılaşıyoruz” diyor. Son bir ay içinde acile yapılan başvuruların iki katına çıktığını belirten Karabulut, akşam saatlerinde koridorların kısa sürede dolduğunu, bazı günler birçok bebek ve çocuğun nefes darlığı şikâyetiyle arka arkaya acil servise getirildiğini aktarıyor.
En hızlı bulaşan grup: Okul ve kreş çağındaki çocuklar
Artışın temel nedeni olarak, havaların soğumasıyla birlikte okullarda ve kreşlerde uzun süre kapalı ortamda kalmayı gösteren Karabulut, aynı aileden iki ya da üç çocuğun aynı gün acile getirildiği durumların çoğaldığını söylüyor. Bu yaş grubunda soğuk algınlığı belirtilerinin hızla bronşit ve zatürreye ilerleyebildiğine dikkat çeken Karabulut, süreci şöyle anlatıyor: “Çocukta önce burun akıntısı ve hafif ateş başlıyor. Devamında öksürüğün şiddetlenmesi, nefes alırken göğsün içe doğru çekilmesi, hırıltı ve beslenme güçlüğü durumu ağırlaştırıyor. Bu noktada -evde izleyelim- yaklaşımı, küçük yaş grubunda riski artırıyor.”
Her şikâyette acile gerek yok
Dr. Karabulut, her hafif öksürük veya düşük ateş durumunda acile başvurmanın doğru olmadığını da vurgulayarak, gereksiz başvuruların hem ciddi acil vakaların takibini zorlaştırdığını hem de çocuklarda stres ile kaygıyı artırabildiğini söylüyor. Karabulut’un verdiği bilgilere göre çoğu hafif viral enfeksiyon, bol sıvı, dinlenme, dengeli beslenme, hijyen ve ortam ısısının uygun tutulması gibi basit önlemlerle evde aileler tarafından güvenle yönetilebiliyor. Nefes darlığı, yüksek ateş veya sürekli kusma gibi ciddi belirtiler olmadıkça evde takip çoğu durumda yeterli oluyor.
Karabulut ayrıca aileleri, ellerin sık yıkanması, kapalı alanların düzenli havalandırılması ve kalabalık ortamlardan korunma gibi önleyici tedbirleri uygulamaya çağırıyor. Ailelerin evlerinde mutlaka bir ateş ölçer bulundurması gerektiğini de hatırlatan Karabulut, viral üst solunum yolu enfeksiyonlarının genellikle 7-10 gün sürdüğünü, hafif semptomlarda evde istirahat, yeterli sıvı ve uygun beslenme ile semptom takibinin çoğu zaman yeterli olduğunu belirtiyor.
Acile ne zaman başvurmalı?
Dr. Karabulut, çoğu hafif enfeksiyonun evde yönetilebileceğini belirtirken öte yandan bazı durumlarda acile başvurmanın hayati önem taşıdığının da altını çiziyor. Nefes darlığı, göğsün içe doğru çekilmesi, hırıltı, yüksek ve düşmeyen ateş, sürekli kusma veya beslenme güçlüğü gibi belirtiler ailelerin vakit kaybetmeden profesyonel yardım alması gerektiğine işaret ediyor.
Ayrıca hızlı kalp atışı, aşırı halsizlik, idrar miktarında azalma veya dudaklarda kuruluk gibi dehidrasyon belirtileri ile ani bilinç bulanıklığı veya aşırı uyku hali de acil değerlendirme gerektiren durumlar arasında. Karabulut, bu belirtiler görüldüğünde evde beklemenin ciddi riskler doğurabileceğini belirtiyor ve aileleri erken müdahale konusunda uyarıyor.
